•  

    +90 542 432 9535

  •  

    info@kuklaistanbul.com

BASIN BÜLTENİ

20. ULUSLARARASI KUKLA FESTİVALİ

13-31 Ekim 2017

 

1998 yılında kurulan İstanbul Uluslararası Kukla Festivali, bugüne değin dünyadan 300’ün üzerinde kukla grubunu ağırladı. Bu sayede, hem dünya kukla geleneklerini tanınmasına olanak sağladı, hem de Türk kuklasının dünyaca algılanmasını amaç edindi.  Aynı zamanda festival, her yıl; Metin And, Oğuz Aral, Ali Poyrazoğlu, Işıl Kasapoğlu, Prof. Saim Bugay ve Tacettin Diker gibi alana katkı sağlamış sanatçılara “onur ödülü” verdi.

 

Dramaturg Doç. Dr. Selen Korad Birkiye festivalin önemini şu sözlerle ifade ediyor: “İstanbul Kukla Festivali vasıtasıyla  herhangi bir alternatif tiyatronun düşlerinde yatan tek kişilik Hamlet’lerden, pek çok saygın operanın sahnelemek için can attığı Dido ve Aenas’a, edebiyat hayranlarının özel bir yere oturttuğu Knut Hamsun’un Açlık’ından, varyete dünyasının renkli şovlarına, geleneksel dünya kuklasının en seçme örnekleri olan Bunraku ve Su kuklalarından, en avant-garde’ına kadar her türlü kukla oyununu izleme olanağı bulduk.”

 

KARAGÖZ 500 YAŞINDA

Kuruluş amacı Karagöz’ü var etmek olan İstanbul Karagöz Kukla Vakfı tarafından, Cengiz Özek’in sanat yönetmenliğinde organize edilen festival, 20. yaşında, Türk Gölge Tiyatrosu Karagöz’ün 500. yılını kutluyor. Prof. Metin And, yayınladığı araştırmalarında, Karagöz’ün bu topraklara 1517 yılında Mısır’dan geldiğini, İbn-i İlyas’ın yazılarına dayanarak ifade etmiştir.

Bu vesileyle festivalde gölge ağırlıklı bir program oluşturuldu. Özellikle Asya’dan çok önemli gruplar davet edildi: Kamboçya’dan Pnom Penh Gölge Tiyatrosu, Çin’den Mao Mao, Hong Kong’dan Çin ve Türk gölge tiyatroları işbirliğinde Avanti ve Tayvan’dan Kaohsiung Gölge Tiyatrosu. Endonezya gölge kuklasına örnek olarak da İspanya’dan El Gecko con Botas’ın çalışması yer aldı.

Festivalde Karagöz oyunlarının modern yorumlarıyla seyirciye ulaştırıldığı göze çarpıyor. Ercan Sönmez’in Hacivat’ın Şakası isimli oyunu, Dünya Çocuk Oyunları topluluğu Ah Karagöz vah Karagöz ve Fransa’dan Ruşen Yıldız’ın Eşek Olmak Gerek isimli oyunu ile Cengiz Özek’in Çöp Canavarı ve Büyülü Ağaç adlı oyunları yer alacak.

Sadece oyunlarla değil, Topkapı Sarayı Müzesi’nde görkemli bir sergiyle de Karagöz bütün yönleriyle tanıtılacak. İstanbul Karagöz Kukla Vakfı ve Topkapı Sarayı Müzesi işbirliğindeki sergi kapsamında müze koleksiyonunda yer alan figürlerin Cengiz Özek yapımı replikaları ve yine müze koleksiyonunda yer alan ustaların Cengiz Özek koleksiyonundaki çalışmaları görülebilecek.

 

FESTİVAL FARKLI TEKNİKLERİ BİR ARAYA GETİRİYOR

İngiltere’den Drew Colby ve İspanya’dan The Ytuquepintas Company gölgenin bir başka yaklaşımıyla festival içinde yer alıyor.  Karagöz’ün beslendiği halk kitlesini arkasında taşıyan diğer halk tiyatrosu örneklerini de festival kapsamında görebiliyoruz: İtalya’dan Arlecchino ile Paolo Papparotto, Avusturya’dan Kasperl ile Thomas Ettl, Türkiye’den İbiş ile Çocuk Prodüksiyon bunlardan bazıları. Festival programında diğer kukla formlarının; el kuklası, ipli ve sopalı kukla gibi örneklerinin de unutulmadığını görmek sevindirici: Çek Cumhuriyeti’nden Karromato, Rusya’dan The Fifth Wheel ve Meta Zero, Arjantin’den La Gorda Azul, İspanya’dan Toni Zafra, İsrail’den Ornan Braier (Train Theatre), Türkiye’den ise Dünya Çocuk Oyunları, Tiyatro Gülgeç ve Naif Bey Kumpanyası izleme imkanı bulabileceğimiz diğer isimler arasında yerlerini alıyor.

Festivalde ayrıca, Lotte Reiniger'in Prens Ahmed isimli filminin gösterimi yapılacak.

 

Festivalin sanat yönetmeni Cengiz Özek’e özellikle önerdiği oyunları sorduk:

“Benim için bütün oyunlar heyecan verici. Oyunların çoğunu seyrederek, seyirci ile olan ilişkilerini algılayarak seçmeye çalışıyoruz. Onun için çok etkilendiğim oyunları İstanbul’daki kukla severlerle buluşturmayı şiar edindim. Ama özellikle Kamboçya’dan davet ettiğimiz Pnom Penh Gölge Tiyatrosu adlı grubun oyunundaki gölgelerin, dev bir ateş önünde hareket eden deri figürlere yansıması müthiş ritüelik bir duygu oluşturuyor. Aynı anda gölge kuklası ile oyuncuyu bir arada görmek, kukladaki sessiz anlatımın oyuncunun bedeninde dile gelmesi ve modern tiyatronun arayışlarını geleneksel bir tiyatro tadında bize sunması beni çok heyecanlandırdı. Umarım seyirciyi de heyecanlandıracak. Kendim de bir gölge sanatçısı olduğum için, her zaman gölgeden etkilenmişimdir. Ve festival programında yer alan Mao Mao tarafından icra edilen Çin gölge tiyatrosu yine Tayvan’dan davet ettiğimiz Kaohsiung gölge tiyatrosu özellikle beni etkileyen çalışmalar kategorisinde yer almakta. İspanya’dan festivalimize katılan Ytuquepintas, kum kullanarak oluşturduğu görsellerin perdeye yansımasıyla meydana gelen büyülü bir şov sunuyor. Ayrıca şunu da itiraf etmeliyim Paolo Papparotto’nun Arlecchino’su Avusturya Thomas Ettl’ın Kasperl’i ve Çek Cumhuriyeti’nden Karromato’nun performansı beni çocukluğuma götürüp, o günlere dönüp eğlenmemi sağlayan, içimdeki çocuğu harekete geçiren gösteriler. Aslında bakacak olursanız her bir gösterinin üzerimde bir etkisi var, ama ilklerim bunlar sanırım.”

 

FESTİVAL İSTANBUL’UN İKİ YAKSINDA BİRÇOK SAHNEDE GERÇEKLEŞECEK

  1. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali, İtalyan Kültür Merkezi, Fransız Kültür Merkezi, Cervantes Kültür Merkezi, İsrail Başkonsolosluğu, Avusturya Kültür Ofisi ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı işbirliğiyle gerçekleşiyor. Festivalde yer alan dünyaca ünlü gruplar; Akbank Sanat, Fransız Kültür Merkezi, Sahne Pulchérie, Deniz Müzesi Sahnesi, Koç Üniversitesi Sevgi Gönül Kültür Merkezi, Terakki ve Sarıyer Halk Eğitim Merkezi, Caddebostan Kültür Merkezi sahnelerinde ve İstanbul’un birçok farklı semtinde seyirciyle buluşacak.